Çocukken bile yürümeye çalışırken düşüp dizimizi kanatıyorken, yaşamaya çalışırken incinmemek mümkün mü? İncineceğiz, değişeceğiz, dönüşeceğiz ve büyüyeceğiz istesek de istemesek de.

Astrolojide dönüşüm denilince sahneyi Pluto alıyor. Yunan mitolojisindeki adıyla ölülere hükmeden yer altı tanrısı “Hades”. Fiziksel ölümün dışında hayat yolculuğumuzda birçok psikolojik ölümler yaşıyoruz. Çoğunlukla kalbimizi derinden acıtan olaylarla dönüşüyoruz, bir başka deyişle ölüyoruz. Bu ölümler bizim dönüşüm noktalarımız oluyor. Çünkü bu noktalardan sonra asla aynı kalamıyoruz.

Pluto aynı zamanda Akrep burcunun yönetici gezegeni kabul edilir. Akrep, tabiatı gereği kendisini öldürebilen bir canlıdır. Bu burç aynı zamanda Zümrüd-ü Anka kuşuyla da ilişkilendirilir. Efsaneye göre Anka kuşu, ölümünün yaklaştığını hissettiği anda kendisine kuru dallardan yuva yapar. Bu dallar güneş ışınlarıyla tutuştuğunda kendisi de kül olur ve küllerinden yeniden doğar.  Tüm bu semboller gerektiğinde ölmeyi bilmeyi ve ölüp küllerimizden yeniden doğmamız gerektiğini anlatır.

Doğum haritamızda Pluto hangi yaşam alanımızda yer alıyorsa (evlilik, çocuk, ebeveyn, kardeş, iş, aşk, bilinçaltımız vs. ) o alanda kendimizi yeniden büyütmemiz gereken tecrübeler yaşarız. İsteğimiz ve kontrolümüzün dışında yaşadığımız olaylar sonucunda, birçok şeyi geride bırakmak zorunda kalırız. Bu dönüşüm sırasında ısrarla aynı noktada durmaya çalışmak, bize sadece zarar verecektir. Çünkü genelde yaşadığımız sancılı ve acı veren süreçlerden sonra yaşamın ve varlığımızın değerini daha fazla anlayacağımız bir olgunluğa ulaşırız. Tıpkı Hades’in aynı zamanda yeraltının tüm zenginliklerine sahip olması gibi hazinemiz bu alanlarda saklıdır. Her dönüşümün ardından küllerimizden yeniden doğar, yeni bir benlik ve farkındalıkla bir sonraki değişim yolculuğuna doğru ilerleriz.

Bazen küllerimizden yeniden doğmak gerekir…

Sevgilerimle

Işın Kemancı Işıklar